2025-10-11T15:25:39+03:00
Ana Sayfa Genel 11 Ekim 2025 4 Görüntüleme

İnsanlar evrendeki tek zeki canlı olabilir mi?

Bugüne dek oluşturulan binlerce ötegezegen keşfi, bilhassa kırmızı cüce yıldızların çevresinde yaşanabilir bölümde kayalık dünyaların bulunduğunu iddia etti. Evrendeki yıldızların yüzde 80’ini meydana getiren bu M-tipi yıldızların, hayat arayışında en kuvvetli adaylar bulunduğu düşünülüyordu.

Lakin Kipping, “Red Sky Paradox” (Kırmızı Sema Paradoksu) ismini verilen çelişkiye ilgi çekiyor: Bizim yıldızımız bir kırmızı cüce değil, seyrek görülen G-tipi bir {yıldız}. Halbuki şayet kırmızı cüceler bu kadar yaygınsa, niçin biz onların etrafında değiliz?

EVRENİN ZAMANLAMASI DA TUHAF

Bir başka muazzam nokta ise zamanlama. Evrenin ömrü 10 trilyon sene seviyesinde tahmin ediliyor. Yalnız biz, şimdilik 13,8 milyar sene geçmişken şu demek oluyor ki bu “yıldızlı devresinin” ilk yüzde 0,1’lik diliminde varız. Harvard’dan Avi Loeb’in de daha evvelce bahsettiği benzer biçimde, insanlık evrenin “oldukca erken” misafirlerinden biri olabilir.

Kipping, bu iki mümkünlülüğü istatistiksel olarak değerlendirdi ve enteresan bir netice elde etti: İnsanlığın burada oluşmasının salt raslantı olma olsılığı 1600’de 1. Doğrusu bilimsel ölçütlere bakılırsa raslantı açıklaması nerdeyse imkânsız.

Profesör, iki çözüm tavsiye ediyor:

1. Gezegenlerin hayatı destekleyebileceği vakit sınırı olan olabilir.

2. Belirli bir kütlenin altındaki yıldızlar (0,34 Güneş hacmi ve altı) gözlemci varlıkların meydana çıkmasına makul değildir.

İkinci senaryonun istatistiksel olarak oldukca daha kuvvetli bulunduğunu bildiren Kipping, “Evrendeki yıldızların aşağı yukarı üçte ikisi bu kategoriye giriyor. Bu da kırmızı cücelerde hayat olasılığını ciddi halde zayıflatıyor” dedi.

SETI’YE UYARI: “GÜNEŞ BENZERLERİNE ODAKLANIN”

Bugün Dünya’dan 50 ışık senesi uzaklıkta 30’dan çok kayalık ötegezegen biliniyor ve bunların 28’i kırmızı cüce {yıldız} sistemlerinde. Yalnız Kipping’in analizine bakılırsa, bu sistemler zannedildiği kadar ümit vaad etmiyor.

“SETI’nin kırmızı cücelere bakmayı tamamıyla bırakmasını söylemiyorum ancak G-tipi yıldızlara oldukca daha çok öncelik verilmeli” diyen Kipping, bilhassa 2040’larda fırlatılması plan edilen Habitable Worlds Observatory (Yaşanabilir Dünyalar Gözlemevi) teleskobunun bu hususta büyük bir dönüm noktası olacağını belirtiyor.

SAGAN’IN UYARISI GEÇERLİ

Meşhur gökbilimci Carl Sagan, seneler evvelce “Kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir” demişti. Kipping’in emek harcaması bu sözü reddetmiyor, yalnız insanlığın sanılandan daha “istisnai” olma ihtimalini kuvvetli verilerle meydana koyuyor.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.