2026-03-03T18:03:42+03:00
Ana Sayfa Dünya 3 Mart 2026 3 Görüntüleme

Küresel güvenlik mimarisine ‘güncelleme’

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 28 Şubat 2026’da “Operation Epic Fury”nin başlatıldığını açıkladı. İsrail Müdafa Kuvvetleri (IDF) ise “Operation Roaring Lion” amacıyla ayrı bir operasyon sayfası ve güncelleme akışı yayımlayarak, Tahran’da üst seviye hedeflerin vurulduğunu bildirdi.

Washington cephesinde Beyaz Saray’ın duyurduğu metin, operasyonun gerekçesini “rejimi amaç alan” daha geniş bir çerçevede kuruyor; bu ton, sahadaki askeri hamlenin diplomatik neticelerini da büyütüyor. ABD basınında ve eksper çevrelerinde ise operasyonun “hangi vasıta ve kabiliyetlerle” yürütüldüğüne dair teknik ayrıntılar tartışılıyor.

Saha dinamiği: İlk şok dalgasının sonrasında çatışmanın yüksek yoğunluklu bir sürekliliğe evrilme riski konuşuluyor. Bu evrede iki çizgi belirginleşiyor:

Bu tabloyu ağırlaştıran başlık ise “savaşın enerji ve lojistik faturası.

Bölgedeki siyasal kaynaklara gore, İran’ile ilgili gelişmelerin sonrasında petrol tutarları sert terfi etti; analistler fiyatların 100 dolar bandını kontrol edebileceğini ve Hürmüz’deki aksamanın küresel arzı ciddi şekilde sıkıştırabileceğini ifade ediyor.

Kaynaklar, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel petrol ve LNG piyasalarını “boğazdan tutacağı” ikazları da öne çıkıyor.

Avrupa Birliği de yapmış olduğu bildirimde “eleştiri su yollarının—bilhassa Hürmüz’ün—kesintiye uğramaması gerekliliğini” vurgulayarak hem ekonomik hem {güvenlik} sonuçlarına ilgi çekti.

Avrupa medyasında ise kriz, en görünür şekilde hava trafiği felci üstünden izleniyor: Bölge hava sahalarında kapanmalar, iptaller ve aktarmaların çökmesi; Dubai–Abu Dabi şeklinde hub’ların dönem dışı kalmasıyla internasyonal zincirleme aksama.

Kısacası: Savaşın “yalnızca cephede” kalmadığı; petrol tankerinden tayyare rotasına, sigortadan navluna kadar küresel sistemi eşzamanlı sıkıştırdığı bir fazdayız.

Ukrayna cenginde sahadaki tabloyu özetleyen başlık şu: yüksek {teknoloji} sürtünmesi, yoğun yıpratma ve kırık bir ivme. Batılı kaynakların rapor akışında, Rusya’nın saldırı dinamikleri ve cephe değişimleri üstüne günlük/haftalık değerlendirmeler sürüyor.

Örnek olarak ISW çizgisindeki analizler, cephe süresince Rus ve Ukrayna hamlelerinin seyrini gün gün izliyor.

Sahadaki münakaşanın merkezinde şu sual var: Ukrayna’nın yer yer elde etmiş olduğu operasyonel/taktik başarılar, stratejik dengeyi ne kadar değiştirebilir? Zira eş zamanlı Rusya’nın “{genel} stratejik inisiyatifi” koruduğuna dair değerlendirmeler de devam etmekte. Bu aşamada, saha bilgisini derli toplu ve “granüler” takip eden yayınlar da (bilhassa Doğu Avrupa hattında) ilgi görüyor.

Krizlerin birbirine eklemlenmesini gösteren sansasyonel örneklerden bir tanesi de Afganistan–Pakistan hattı.

Son zamanlarda çatışmaların tırmandığına, karşılıklı hücum ve hava harekâtı {iddialarına} dair internasyonal haber akışı yoğunlaştı.

Bu tarz cepheler, İran ve Ukrayna şeklinde ana muhabere sahalarını “tamamlayan” değil; küresel ilgi, askeri kaynak ve diplomatik enerji üstünde ek baskı meydana getiren yeni yükler olarak öne çıkıyor.

ABD’nin eş zamanlı çok sayıda yüksek yoğunluklu krizle yüzleşme kapasitesi, bugün sadece askeri değil; mali, siyasal ve saniyesel bir gerilim testinden geçiyor.

Bir doğrultuda Ortadoğu’da İran odaklı tırmanma ve İsrail’in {güvenlik} mimarisi; başka doğrultuda Avrupa’da iki senesi aşan Rusya-Ukrayna Savaşı; Pasifik’te ise Tayvan Boğazı ve Cenup Çin Denizi etrafında çoğalan baskı.

Washington’un 2022 Yerel Müdafa Stratejisi “iki büyük güçle eş zamanlı kafaya çıkma” gerektiğini vurgulasa da, son bir senede piyasaya sürülen RAND Corporation ve Center for Strategic and International Studies raporları, cephane stokları, müdafa endüstri üretim süratleri ve bütçe sürdürülebilirliği yönünden ABD’nin eşzamanlı yüksek yoğunluklu savaşları fazla zaman taşımasının zorlaştığına gösteriyor. Genellikle topçu cephanesi ve hava müdafa sistemlerinde üretim kapasitesinin muhabere temposuna yetişmesinin vakit almış olduğu açıkça kayda geçiriliyor.

Avrupa cephesinde tablo daha kırılgan. International Energy Agency bilgileri, kıtanın Rus gazına bağımlılığını mühim seviyede azalttığını gösterse de, enerji arzının LNG’ye ve deniz taşımacılığına kayması yeni kırılganlıklar oluşturdu.

Hürmüz ve Kızıldeniz hattında {güvenlik} risklerinin yükselmesi, sigorta primlerinden navlun fiyatlarına kadar zincirleme maliyet baskısı üretiyor. Avrupa’nın endüstri rekabetçiliği, enerji tutarları ve lojistik güvenliği üstünden tekrardan kontrol ediliyor. Bu hal, müdafa harcamalarının artışıyla birleştiğinde kamu maliyesi üstünde kalıcı bir baskı meydana getiriyor.

Çin yönünden ise bu çoklu kriz ortamı, direkt olarak askeri araya girmek yerine jeoekonomik alan açma fırsatı {sunuyor}.

International Monetary Fund ve World Bank projeksiyonları, küresel büyümenin kırılgan seyrettiğini gösterirken; Pekin’in Nesil ve Yol altyapıları, eleştiri mineraller ve {teknoloji} tedarik zincirleri üstünden tesir alanını genişletme stratejisi daha görünür duruma geliyor.

ABD’nin müdafa ve dış siyaset odağının bölünmesi, Çin’e Afrika’dan Latin ABD’ya uzanan hatlarda daha az maliyetle nüfuz kısmı inşa etme imkânı tanıyor.

Aslolan eşik noktası burada: 2026, sadece krizlerin sayısıyla değil, “eşzamanlılık” düzeyiyle belirleyici olabilir. Washington’un askeri caydırıcılığı sürdürürken bütçe açığını, iç siyasal kutuplaşmayı ve bağlaşık koordinasyonunu yönetmesi gerekecek.

Avrupa, enerji ve {güvenlik} denkleminde stratejik özerklik söylemini somut kapasiteye dönüştürmek mecburiyetinde duracak. Çin ise direkt olarak çatışmaya girmeden sistem içindeki boşlukları doldurmaya çalışacak.

Küresel sistem “kriz idaresi” başlığı altında gerçekten krizlerin eş zamanlı yönetilememesi gerçeğiyle yüzleşiyor. Haritalar değişiyor; yalnız en süratli değişen şey, maliyetlerin kimlere, hangi süratte ve hangi araçlarla yüklendiği. 2026 bu nedenden dolayı yalnızca bir takvim senesi değil; güç dağılımının, dayanıklılık kapasitesinin ve stratejik sabrın sınandığı tarihsel bir eşik olabilir.

Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün beldesinde sabah saatlerinde heyelan ortaya geldi. Yamaçtan kopan büyük küçük kaya ve toprak parçaları, yolu ulaşıma kapattı. (DHA)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Beyrut’ta göç başladı!

Beyrut’ta göç başladı!