8 Ekim’de piyasaya çıkan çalışmaya bakılırsa, değişik kişilik özelliklerine haiz astronotların birlikte varolduğu takımlar, gerilim ve baskı altında eskisine göre daha faydalı performans işaret ediyor.
“KİŞİLİK ÇEŞİTLİLİĞİ, OKSİJEN TANKI KADAR ÖNEMLİ OLABİLİR”
İncelemeciler Iser Pena ve Hao Chen, Mars’a yapılacak 500 günlük bir vazife amacıyla sanal astronotlardan meydana gelen takımlar tasarladı. Simülasyonda beş ana kişilik özelliği (açıklık, mesuliyet, dışadönüklük, uyumluluk ve nevrotiklik) değişik rollere dağıtıldı.
Sonuç olarak tek tip kişilikten meydana gelen takımlar basitçe gerilirken, karışık kişiliklere haiz takımlar daha sağlam, daha uyumlu ve daha düşük gerilimli çıktı. Bilim adamları, bu bilgilerin NASA benzer biçimde kurumların astronot seçiminde sadece fizyolojik dayanıklılığa değil, ruhsal çeşitliliğe de ehemmiyet vermesi gerekliliğini söylüyor.
UZAYDA İNSAN FAKTÖRÜ
Bir Mars vazifiyeti minimum üç sene {sürecek}. Astronotlar dar alanlarda, yoğun iş temposunda ve sınırı olan mahremiyetle yaşam sürdürmek mecburiyetinde duracak. Bu nedenden dolayı kişiliklerin çatışmadan uyum içerisinde çalışabilmesi yaşamsal ehemmiyet taşıyor.
Pena ve Chen’e bakılırsa bu teknik, değişik astronot kişiliklerinin ve grup rollerinin uzun yolculuklardaki gerilim ve performansa iyi mi tesir edeceğini keşfetmemizi sağlıyor.
Model birtakım sınırlamalara haiz: kişiliklerin zaman içinde değişebileceğini göz önünde bulundurmuyor. Tekrar de bu emek harcama, ekip uyumunun ve ruhsal dayanıklılığın uzay görevlerinde oksijen tankı kadar tehlikeli sonuç olma ihtimalini meydana koyuyor.