Borsada yabancı yatırımcının net alımı 12’inci haftasına girdi. O şekilde ki ABD İran arasındaki muhabere sebebiyle borsanın yüzde 3.4 düşmüş olduğu, haftanın son 2 günü ürkü satışların gördüğünüz 20 Şubat haftasında (geride bıraktığımız hafta) bile yabancı yatırımcı 410 milyon dolarlık net hisse alımı yapmış oldu. 16 Şubat’ta haftaya 14 bin 421 puandan başlamış olan dizin 20 Şubat’ta 13 bin 934 puana gerileyerek haftayı kapatmıştı. 20 Şubat haftasında yabancı yatırımcı tahvilde ise 991 milyon dolarlık net satış yapmış oldu.
Son olarak 1 Aralık haftasında net 9 milyon dolarlık ufak bir satış icra eden yabancılar ileri 12 haftada İstanbul borsasından 3 milyar 168 milyon dolarlık hisse senedi almış oldu. Hem de 1 Aralık’taki ufak satıştan önceki 21 Kasım haftasında da yabancılar 72 milyon dolarlık alım daha yapmış oldu. Aradaki ufak satışı saymazsak alım dalgasını 14 hafta olarak bile hesap edebiliriz.
Eksperler ise yabancıların bu alımlarına rağmen yerli gerçek şahıslardan daha fazla yerli fonların satış yaptığını ifade ediyor. Yılbaşından bu yana gerileme trendinde olan enflasyon ve faizin yanı sıra Türkiye’nin kredi risk priminde (CDS) {düşüş}, bütçe ve cari açığın problem oluşturmaması ve Merkez Bankası rezervindeki artış sebepleri ile yükselerek aşağı yukarı yüzde 28 tırmanın borsadaki havayı ABD-İran arasındaki muhabere gerginliği bozmuş ve o günden sonrasında yüzde 6 geriledi ve borsanın kazancı yüzde 22’lere doğru düştü.
Merkezi Kayıt Kuruluşu rakamlarına gore şimdilik şubat ayı neticeleri belli olmasa da ocak sonu itibariyle borsada yabancıların toplam oranı yüzde 37.16 oldu. Yabancıların borsadaki toplam zenginliği 11 Şubat itibariyle 3 trilyon 200 milyar liraya ulaştı. Ocak Ayı sonucunda sayı 3 trilyon 238 milyar liraydı.
Diğer taraftan dün borsada satışlara niçin olan Morgan Stanley uzmanlarının Borsa İstanbul’a dair negatif değerlendirmesine de Türk eksperler reaksiyon işaret ediyor ve bu banka analistlerinin yanıldığını belirtiyor. Morgan Stanley analistleri, Türk hisse senetlerinin henüz “makroekonomik yerçekimine karşı koyduğu” yalnız bunun sürdürülebilir olmadığı değerlendirmesini yapmıştı.
James Lord’un da aralarında bulunduğu analistlerin 25 Şubat tarihindeki notunda, “Türk hisse senetlerinin değerlemeleri yılbaşından bu yana kuvvetli bir halde terfi etti. Bu hal, yerli para birimi eşeysel tahvil piyasasından ayrıştıklarını işaret ediyor ve kısa vadede tekrardan aşağı yönlü bir değerleme riski taşıdıklarına gösteriyor” denilmişti.
Raporda “MSCI Turkey endeksi yılbaşından bu yana dolar {bazında} %25 toplam getiri sağlamış oldu. Bu performansla EEMEA bölgesinde ikinci, küresel ölçekte ise beşinci en iyi pazar konumunda. Yükseliş büyük oranda şirket karlarından ziyade çarpan genişlemesinden kaynaklandı” ifadeleri kullanılmıştı.
Kurtulmuş’tan Terörsüz Türkiye turu. DEM Parti’den infaz kanunu mesajı. Trump’tan ABD basınına yalanlama. İran’a karşı 23 ABD muhabere gemisi. İran’a istila etmek niçin riskli? Hürmüz yeni Pearl Harbor olur mu? HT 360’ta Istek Gül tanıttı.