2026-03-02T16:04:13+03:00
Ana Sayfa Ekonomi 2 Mart 2026 12 Görüntüleme

TES şimdilik rafa mı kalktı?

Otomatik katılım düzeneğinin (OKS) tamamlayıcı emeklilik sistemine (TES) dönüştürülmesi hususu epey zamandır gündemde bulunmantadır. Toplumsal {Güvenlik} Kurumunca (SGK) yürütülen birinci basamak emeklilik sistemini tamamlayacak şekilde ikinci basamak emeklilik düzeneğinin kurulması, böylelikle bir taraftan yurtiçi tasarrufların artırılması, diğer taraftan da SGK üstündeki emekli aylığı baskısı azaltılırken emeklilikte refah düzeyinin korunması amaçlanıyor.

Son yıllardaki orta {vadeli} programlarda ve senelik programlarda tamamlayıcı emeklilik sistemine dair hedeflere yer {veriliyor}. Nitekim Cumhurbaşkanlığı 2026 Senesi Programında, OKS’nin işveren katkısını da sahibi olan ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) kurulacağı ifade edildi. 2026-2028 yıllarını içine alan Orta {Vadeli} Programda (OVP) ise buna dair çalışmanın 2026 senesi nisan – {haziran} sürecini içine alan 2. çeyrekte yaşama geçirilmesi öngörüldü. Tarih yaklaştıkça gözler OKS’den TES’e geçiş içeriğine çevrildi.

Öncelik ile sahip olunan hali ve şu ana kadarki gelişimleri özetleyelim. Otomatik katılım sisteminde, çalışanların Toplumsal {Güvenlik} Kurumuna bildirilen prime temel kazançlarının yüzde 3’ü {oranında} prim kesiliyor. Yeni işe başlayanlar amacıyla OKS’ye giriş mecburi olmakla eş güdümlü isteyen sistemden ayrılabiliyor. TES’te ise yeni işe giren ya da halihazırda çalışmaya devam eden 45 yaş ve altındaki her bireyin mecburi olarak TES’e dahil edilmesi ve ücretlerinden {kesinti} yapılması gerekecek.

Buna dair hazırlanan taslağa bakılırsa, TES’e geçilirse işverenden de mecburi prim kesintisi yapılacak. Başlangıçta işverenden yapılacak kesintinin {düşük} tutulması, zaman içinde {kesinti} oranının artırılması tahmin ediliyor.

Yalnız, OKS’den TES’e geçiş konusu ile ilgili işçi sendikaları ve işveren örgütlerinin çekinceleri giderilmemiş bulunmantadır. Her ne kadar son günlerde oluşturulan açıklamalarda TES’e geçilirken kıdem tazminatına dokunulmayacağı vurgulansa da daha evvelce gündemi meşgul eden tamamlayıcı emeklilik sistemi hakkındaki taslakta kıdem tazminatı uygulamasına son {verilerek}, kıdem tazminatı yerine TES’e işveren katkısının öngörülmesi, hem işçi sendikalarının hatta işveren örgütlerinin karşı çıkmasına yol açtı.

İşçi sendikaları TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK kıdem tazminatı konusu ile ilgili sahip olunan kazanımların kaybedilmemesi, olasıysa tazminatı alamayanların da alabilmesi konusu ile ilgili kesin duruyorlar. İşçi sendikalarının TES mevzusundaki bir diğer itirazları ise işçilerin ücretlerinden mecburi {kesinti} yapılacak olmasına. OKS’de isteyen çalışan prim öderken istemeyen çalışanlar ödemiyor. Buna karşılık TES’te herkesten prim kesintisi yapılacak olması işçi sendikalarının tepkisini çekiyor.

İşveren örgütleri ise TES’te kendilerinden mecburi {kesinti} yapılacak olması sebebiyle negatif bakıyorlar.

Cumhurbaşkanlığı 2026 senesi programında öngörülen takvim yaklaşmakla eş güdümlü, Cumhurbaşkanı Muavini Cevdet Yılmaz’ın 8 Ocak Ayı 2026 tarihinde İstanbul’da gazetecilere yapmış olduğu izahat gözlerden firar etti. Yılmaz, söz hususu açıklamasında şunları söyledi:

“Tamamlayıcı emeklilik sisteminde gündemimizde şimdilik yetişkinleşmiş bir çalışmamız şu an amacıyla yok. Bu tarz mevzular yalnız iyi bir tesir değerlendirme, bir hazırlık gerçekleştirdikten sonrasında tartışılması ihtiyaç duyulan mevzular diye ifade etmek isterim. Diğer bazı seçenek mekanizmalarla da insanların geleceğini daha güvenli kurgulamalarında, ona hazırlanmalarında yarar var. Yalnız bunu yapar iken günümüz işletmeler üstünde de bilhassa içinden geçen dönemde yük oluşturmamak mühim. Şimdi bir rekabet baskısı altındayız, uyguladığımız bir uygulama var, işletmelerin yükünü artıracak bir yaklaşıma da sıcak bakmıyoruz doğrusu. Bu denge içerisinde bu hususlara yaklaşıyoruz.”

Yılmaz’ın açıklaması, işçi sendikaları ve işveren örgütlerinin çekincelerinin iktisat yönetimince öneme alındığını, mevzunun olgunlaşması amacıyla birazcık daha vakte gereksinim bulunduğunu işaret ediyor.

Tamamlayıcı emeklilik düzeneğinin mecburi duruma getirilmesine sıcak bakılmasa da gönüllülük esasına dayalı bireysel emeklilik sistemi (BES) son senelerde daha cazip duruma geliyor. Her ne kadar daha evvelce %25’ten 30’a çıkartılmış olan BES’e devlet katkısı bu sene yüzde 20’ye çekilmiş olduğu amacıyla cazibesini yitirdi mi tartışmasına yol açsa da BES getirilerinin altın hariç başka yatırım araçlarından daha iyi performans gösterdiği görülüyor.

Yalnız, aynı getiri performansını otomatik katılım sisteminde göremiyoruz. OKS’nin getirilerinin {düşük} kalmasında çalışanların fon seçiminde söz sahibi olmaması ve fon çeşitliliğinin sınırı olan kalmasının büyük oranı bulunmantadır. Nitekim 2026 senesi Cumhurbaşkanlığı programında OKS’de fon çeşitliliğinin çalışanların değişik risk algısı ve tercihlerini öneme alacak şekilde artırılacağı belirtildi. OKS’nin cazibesini artırıcı düzenlemeler yapılması durumunda OKS’ye gönüllü katılımlar da kendi kendine artacaktır.

İstanbul’da ile ilgili 17 sene 4 ay kesinleşmiş hapis cezası tespit edilen ve 7 senedir aranan Meryem G., aylar devam eden takibin sonrasında Mersin’in Tarsus eyaletinde yakalandı. Gözaltına alınan hükümlü, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Luxera GYO halka arz oluyor

Luxera GYO halka arz oluyor