2026-03-04T17:05:56+03:00
Ana Sayfa Gündem 4 Mart 2026 5 Görüntüleme

‘Türkiye, yeni bir İran olmayacaktır’

Dervişoğlu: Türkiye müessese kodlarına sadık kalırsa yeni bir İran olmayacaktır

İYİ Parti {Genel} Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye bir ileri İran değildir. Ancak Netanyahu bölümde yeni bir İran yaratmak, en azından Türkiye’yi yeni bir İran şeklinde konumlandırmak arzu etmektedir. Buna teşne olanlar ise İran şeklinde olmaktan gocunmamakta; iktidara haiz olmak uğruna kendilerine biçilen elbiseyi hevesle giymeye talip olmaktadırlar. Türkiye şayet müessese kodlarına sadık kalırsa, Cumhuriyet’in alelade bir önad olmadığını algı ederse ve gerçek vatanseverler doğrultusundan yönetilirse, yeni bir İran kuşkusuz olmayacaktır” dedi.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, TBMM’de partisinin takım toplantısında söyledi. Dervişoğlu, konuşmasına İstanbul’da talebesi doğrultusundan öldürülen Fatma Nur Çelik’e rahmet dileyerek başladı.

Çelik, “Biliyorum ki dünyada oldukca acı ve ölüm var ancak ufukta olanlara bakmaya çalışırken, burnumuzun ucunu görmekten aciz olmamalıyız. Pazartesi günü tekrar bir katliam işlendi. Yer gök inlemeliydi ancak maalesef mesul kimsenin umurunda değil. Olaya, münferit demek arzu ederdim ancak münferit değil. Zira okullarımızda, lüzum akran zorbalığının ve gerekse öğretmenlere karşı şiddetin, kural dışı olmaktan çıkarak, alelade bir vakaya dönüşmesi son birkaç yılda oldu. Bunun da AKP’nin 9’uncu Ulusal Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e denk gelmesi raslantı değildir. ‘Nerdeyse dünya savaşı çıkacak, insanın dert etmiş olduğu şeye bak’ diyenler olacaktır, biliyorum. Yusuf Tekin de esasen tam onu diyenlerin bakanı. Kendisi, Türk Ulusal maarifini yönetmekle değil; ulusal içsel değerler kisvesine sığınarak, okullarımızı rant şebekelerine paylaştırmakla ünlü. Milletvekillerimiz, Meclis’te verdikleri önergelerle ve gerçekleştirdikleri konuşmalarla mevzu ile ilgili söylenmesi ihtiyaç duyulan ne var ise dile getiriyorlar. Ancak maalesef duyan yok. Ulusal eğitimi bu hale getirmiş olmaları raslantı değildir. Cumhuriyet’e ve Türk ulusal kimliğine karşı olan kinlerini bu sahada yarattıkları yıkımla eyleme geçirdiler. O sebepledir ki eğitim sistemimizi tekrardan bizlere yaraşır duruma getirmek parlamenter sistemi tekrardan inşa etmekle aynı ehemmiyet ve aciliyettedir” şeklinde konuştu.

Sonrasında İran’a yönelik saldırılara değinen Dervişoğlu, Müslüman körfez emirliklerinin İsrail ve ABD’nin taşeronluğunu yaptığını söyleyerek, “İsrail, saldırılara resmen bir ayin yapar şeklinde, bir kız ilkokulundan başlayarak, 165 adet masumu öldürüyor. Bu ucubeler ise söze İran’ı kınayarak başlıyorlar. {Erdoğan} ise oldukca şey söylediğini düşünmemizi istiyor. Ancak her vakit bulunduğu şeklinde hiçbir şekilde kadim arkadaşı Trump’a tek söz edemiyor. Bırakın çatışmalarda ölen ve ölecek olan nice masumu düşünmelerini, bu çatışmalara körükle giden ve tam da bu sebeple meydana çıkan ve çıkacak olan sığınmacı akınlarını, ufak rüşvetlerle bertaraf edeceklerini zanneden zavallı bir takım. Internasyonal hukuk diye tanımladığımız şey, insanlığın ortak etik ve vicdani birikimidir. Bu yolla oluşturulan her haydutluk ve her katliamda o ortak beşeriyet birikimini öldürülmektedir. Bu sebeple o birikime sahiplenmek, kimse çıkmasa bile Türk milleti amacıyla ona yakışan bir sorumluluktur. Ülke başkentlerine bombalar yağdırıp, devlet başkanlarını kaçırıp, siyasal ya da dini liderlere suikast düzenliyorlar. İster yozlaşmış ister otoriter, her ne olursa olsun böylesi bir hoyratlık meşrulaştırılamaz. Meşrulaştırılmamalıdır. Bugün İsrail Haşhaşilere, Trump ise Roma’nın deli imparatorlarına özeniyor. Ne kadar uzarsa uzasın, eşkıyanın sonu hep aynı olacaktır” dedi.

Dervişoğlu, “İsrail ve ABD’nin İran’a düzenlemiş olduğu ortak operasyonun sonrasında, Lüzum İsrail’den lüzum ABD’deki neo-con çevrelerden, gerekse ülkemizdeki birtakım adlardan aynı sözleri duyuyoruz; ‘İsrail’in bir ileri amacı Türkiye.’ Asla sözü uzatmadan söyleyeceğim. Bu bir belirleme değil, bir temenni cümlesidir. Yalnız daha acı olan şey, bu temenninin sahipleri yalnızca siyonistler ve onlara bağlı bazı erkek oyuncular değildir. Zira bu tür bir durumdan nemalanmaya fazlasıyla hazır olan, Türkiye’de oldukca çok odak bulunmaktadır, tesir ajanı bulunmaktadır. Bir yada atılmamalıdır ki Netanyahu ve Likud çevresindeki şahin kanadın dört gözle beklediği şey tam anlamıyla budur; Türkiye’nin İran ile aynı rotayı benimsemesidir, Türkiye’nin teokratik bir yönetime sürüklenmesidir, laiklik ilkesinden vazgeçmesidir, İhvancı bir ideolojinin hamiliğine soyunmasıdır. Aynı İran şeklinde yozlaşmış bir diktatörlüğe dönüşmesi, etnik ve dini bölünmelere daha da kırılgan duruma gelmesidir. Hukuk devleti ilkelerini çiğneyen ne kadar erkek oyuncu var ise, yurttaşlıkla, Türk milletinin anlam ve varlığıyla derdi olan ne kadar erkek oyuncu var ise, ‘Türkiye hedefte’ yaygarası koparıyor. Anlaşılan o ki bir tahterevalli kurulmak istenmektedir. Türkiye bir ileri İran değildir. Ancak Netanyahu bölümde yeni bir İran yaratmak, en azından Türkiye’yi yeni bir İran şeklinde konumlandırmak arzu etmektedir. Buna teşne olanlar ise İran şeklinde olmaktan gocunmamakta; iktidara haiz olmak uğruna kendilerine biçilen elbiseyi hevesle giymeye talip olmaktadırlar. Türkiye şayet müessese kodlarına sadık kalırsa Cumhuriyetin alelade bir önad olmadığını algı ederse ve gerçek vatanseverler doğrultusundan yönetilirse, yeni bir İran kuşkusuz olmayacaktır” şeklinde konuştu.

Bölümde yaşanmış olan inanılmaz ilerlemeler ardından Türkiye Büyük Ulus Meclisi’nin mevzu ile ilgili yeteri kadar bilgilendirilmediğini bildiren Dervişoğlu, “Böylesine eleştiri bir süreçte, Meclis’te grubu tespit edilen siyasal partileri bilgilendirmek ve onlarla tek tek ya da toplu olarak bir doruk gerçekleştirmek ne vakit aklınıza istikbal? Bakın Sayın {Erdoğan}, siz iltifatları oldukca seviyorsunuz. Beyaz Saray’da övüyorlar, senet imzalayıp dönüyorsunuz. Avrupalılar övüyor, Türkiye’yi hendeğe çeviriyorsunuz. Ortağınız övüyor, çiçek gönderiyor, siz İmralı’dan iktidar devşirmeye teşne oluyorsunuz. Bakınız, Gazi Meclisimiz, 106 yaşlarında. Size 106 gül gönderiyorum. Bu parlamentoyu eski gücüne kavuşturun ve parlamenter sisteme dönüşün önünü açın. Cumhuriyetimiz 103 yaşlarında. Size 103 gül gönderiyorum. Cumhuriyetin ilke ve değerlerine geri dönün. Kurumlarına ve hukukuna haiz çıkın. Devlet nizamına hasar veren işleri bırakın bundan sonra. Size 99 gül daha gönderiyorum. Bu kutsal ramazan ayında, Tanrı’ın isimlerinin hürmetine, Türk milletinin tarihiyle, kodlarıyla, tanımlarıyla oynamayın. Oynatanlara müsaade etmeyin” dedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Takım Toplantısı’nda açıklamalarda bulunmantadır. Konuşmasında, ” İran’a tuzak kuruldu” diyen Bahçeli, “ABD’nin Siyonizm’in tahriklerine gelmiş olarak İran’a saldırması gayri meşrudur, gayri hukukidir, gayri ahlakidir.” şeklinde konuştu

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.