ABD-İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney başta olmak suretiyle çoğu önder isim öldürüldü. Muharebede 48 saat geride kalırken, Trump’ın, “İran tabanca bıraksın” çağrısının sonrasında İran Yüksek Yerel {Güvenlik} Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Washington ile anlaşmayacaklarını ifade etti.
Detaylarına bakıldığında; İsrail, Batı ve Orta İran hattı üstünde hava üstünlüğünü {sağlamak} amacıyla üç aşamalı bir plan iddia etti.
Birinci aşamada, İran’ın batısındaki hava müdafa sistemlerini ve roket fırlatma rampalarını tahrip etmek, ikinci aşamada, İran’ın batısında hava avantajı {sağlamak} ve Tahran’a giden yolu açmak, üçüncü aşamada ise Tahran üstünde tam hava üstünlüğünü gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Harekâtın sonucunda İsrail, İran’ın balistik roket becerilerini ve nükleer uygulamasını yok etmeyi amaçlıyor. İran füzeleri ve insansız hava araçları, önceki gün ve dün ABD müttefiki Körfez ülkelerindeki sivil altyapıyı vurmaya devam etti.
Bahreyn, BAE, Katar ve Umman’daki havaalanları, oteller ve limanlar da dâhil çoğu sivil amaç İran doğrultusundan vuruldu. Entegre Arap Emirlikleri Müdafa Bakanlığı, İran’ın 1 Mart’ta BAE’ye 332 insansız hava aracı, 28 balistik roket ve iki seyir füzesi fırlattığını belirtti.
İran’ın 21 insansız hava aracı, BAE’deki sivil alanları, Dubai Havalimanı’nı, Zayed Limanı ve Abu Dabi’deki başka sivil binaları vurdu. ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netenyahu, İran halkına davetiye yaparak muhalefeti sahip olunan yönetime karşı çıkmaya çağırsa da şu ana kadar bu tür bir organize halk hareketi başlamadı.
Lübnan Hizbullahı da muharebeye katıldı ve İsrail’in kuzeyine roket yolladı. Ayrıca karşılıklı olarak yoğun bir propaganda savaşı da başlamış halde. Toplumsal medyada resmen canlı muhabere yaşanıyor.
ABD-İsrail’in hava bombardımanı, roket ve SEAD – Suppression of Enemy Air Defenses (düşmanın hava savunmasının tesirsiz duruma getirilmesi) ağır hava saldırıları hedef ve kapsam olarak değerlendirildiğinde;
– İran hava savunmasını belirli hedeflerde sürdürebilir.
– Füzeleri düşman hedeflerini bir müddet daha tehdit etmeye devam eder.
– İran, önümüzdeki süreçte vekalet-proksi ağları ile çatışmayı değişik bölgelere yayabilir.
Bu saldırılar devam eder ve ağırlaşırsa İran direnişini bir müddet daha sürdürse de fazla zaman hava müdafa ve eleştiri altyapısını korumakta zorlanmaya adım atar.
Birkaç hafta içerisinde İran’ın amaçlanan büyük hava üsleri, komuta merkezi altyapısı ve radar ağları bu ağır hücum altında büyük zararlar görebilir. İran’ın {teknoloji} ve modernizasyon açığı sebebiyle, devamlı hava saldırıları karşısında direnç göstermekte zorlanır.
Askeri analizlere gore; ABD/İsrail yoğun bir hava kampanyasıyla İran’ın hava müdafa ağını birkaç hafta içerisinde ciddi zayıflatabilir. Yalnız kapsamlı kara müdahalesi ya da rejimi devirmek oldukca daha uzun, riskli ve maliyetli olur.
ABD Başkanı Trump’a gore muhabere, 4-5 hafta {sürecek}. Henüz İran’a yönelik bir kara harekâtı planlanmıyor. Şayet hedef buysa İran’ın topyekûn çöküşü aylarca sürebilecek oldukca cepheli bir askeri ve ekonomik baskı neticesi yalnız mümkündür. Büyük bir halk direnişi neticesi tamamıyla değiştirebilir.
İsrail’in iddia etmiş olduğu benzer biçimde İran’ın nükleer silahı var mı ve bunu kullanabilir mi? Bu soruya cevap vermek zor olsa da; nükleer tabanca kapasitesi konusu ile ilgili İran adeta beyan edilmiş ya da ispatlanmış bir stoğu yok.
Internasyonal Atom Enerjisi Ajansı’na gore İran’ın nükleer tabanca uygulaması 2000’lerin başlangıcında bitti. Savaşın {genişleme} ve yayılma rizikoya de var.
Muhabere yalnızca İran–ABD/İsrail içinde olmayabilir; çevresel erkek oyuncular ve vekilleri de muharebede etken rol alabilir.Askeri dayanma kuvveti yalnızca tabanca ve asker sayısına bağlı değildir; lojistik, iktisat, halk desteği ve internasyonal baskı da neticesi etkisinde bırakır.
Böylelikle İran büyük balistik roket envanteri, geniş insan kuvveti ve proksi ağı ile saldırılara karşı direniş gösterecektir. ABD ve İsrail’in hava avantajı, teknolojik kapasite ve hava müdafa bastırma kabiliyeti, İran’ın fazla zaman etkili müdafa yapmasını zorlaştıracaktır.
İran’ın askeri gücünün tamamıyla çöküşü, haftalar değil aylar hem de sene {bazında} sürebilecek oldukca faktörlü prosese gösteriyor.
İran’ın etken asker adedi 580-610 bin içinde. Yerel Ordu mensupları ve Devrim Muhafızları bu sayıya dahil. Yedek mensubu 200-350 bin.
Bu askeri personelin teknolojik donanımı ve eğitimi tartışmalı.
İran’ın en kuvvetli müdafa/hücum kapasitesini roket envanteri meydana getiriyor. İran’ın elinde başlıca balistik ve seyir füzesi olarak;
– Khorramshahr, Shahab-3, Sejjil, Fateh benzer biçimde kısa ve orta menzilli balistik füzeler var.
– Bu füzelerin menzilleri 300 km’den 2.500 km’ye kadar değişiyor.
– Bu füzeler İran’ın kara hedeflerini, ABD üslerini ve İsrail’i vurabilecek kapasitededir.
– Kendi hava müdafa sistemlerini ilerleten İran’ın elinde; Bavar-373: 300–400 km seyretme ve önleme menzili (analistlerce Rus S-300 orantısında ya da aynısı) var.
– Yoğunlaştırılmış radar ağı ve SAM (Surface-to-Air Missile) sistemleri ile (şimdilik kontrol edilmemiş olduğu halde) müdafa hattı oluşturabiliyor.
– İran’ın hava kuvvetlerinde; 300 seviyesinde muhabere uçağı var yalnız fazlası eski tip (F-4, F-5, MiG-29 tipi).
– İran hava kuvvetleri; ABD ve İsrail’in F-35/F-15/F-16 benzer biçimde çağdaş uçaklarıyla baş edebilecek halde değil. Bu nedenden dolayı bir hava-hava harbinde {başarı} sağlaması olası değil. Düşmanın hava avantajı İran’a ağır hücum senaryosunda büyük güçlük yaratır.
– İran, yüzlerce İHA / kamikaze dron geliştirmiş halde. Bu sistemler {düşük} maliyetli hücum ve danışma amacıyla tesir kullanılıyor.
– Bu drone ve İHA’lar, sahada ABD/İsrail savunmalarını zorlayabilir; yalnız uzun solukta ağır silahlarla kıyaslanması söz hususu değil.
– İran’ın en büyük enerjisini direkt olarak ordusu haricinde Hizbullah, Hamas, Irak ve Suriye’deki milisler benzer biçimde vekil güçler meydana getiriyor. Bu güçler, hem çevresel çatışmayı uzatıcı hem ABD/İsrail’i oldukca cepheli meşgul eden unsurlardır.
– ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM’a gore İran’da 1000’den çok amaç vuruldu; aralarında komuta merkezleri, roket altyapısı, radar ve su üstü muhabere gemileri var.
– İlk ortak hücum dalgasında 200+ İsrail’e ilişik jet ve detaylı ABD hava platformları (B-2, F-35, F-18, A-10, İHA’lar) ve yüzlerce mermi kullanıldı.
– Resmi sorti adedi şimdilik kamuya açıklanmadı, yalnız 200’den çok muhabere uçağı ilk gün saldırısına katıldı.
– ABD’ye ilişik B-2 ağır bombardıman uçakları ve avcı İHA’ların kullanıldığı bildirildi.
– İran, bu saldırılara misilleme yapmış oldu. BAE’ye 21 drone gönderildi ve şunlar sivil hedeflere hasar verdi. BAE’ye gore; 137 roket, 209 İHA gönderildi. ABD–İsrail saldırılarında 1000’in üstünde İran askeri tesisi ve altyapı tesisi vuruldu. İran’ın saldırılarında 165 balistik roket ve 541 drone belirlendi. İran’a yönelik saldırılarda 200’ün üstünde sivil öldü; 700’ün üstünde ise yaralı var.
Tahran’daki üst seviye liderlerin öldüğü duyuruldu. İran’ın tayyare gemisine yönelik saldırılarında minimum üç ABD askerinin öldüğü ve 5’inin ağır yaralandığı duyuruldu. İsrail’de minimum 9 İsrailli sivil öldü ve yaralananlar raporlandı. Entegre Arap Emirlikleri’nde İran füzeleri/drone hücumu sebebiyle 3 sivil öldü, 58 şahıs yaralandı.
Belirtiler amaç İran’ın nükleer programının eleştiri bileşenlerini, hava müdafa unsurlarını ve belirli roket tesislerini vurmaksa bu birkaç hafta sürebilir.Tahmin edilen amaçlar içinde; Natanz Nükleer Tesisi, Fordo Yakıt Zenginleştirme Tesisi ve İsfahan Nükleer {Teknoloji} Merkezi benzer biçimde tesisler var.
ABD yönü uzun menzilli bombardıman B-2/B-52, seyir füzeleri ve deniz platformları; İsrail ise F-35I, F-15I ve stand-off cephane kullanabilir.
İran’ın misillemeleri savaşın ölçeği büyütebilir.Bu sürede ateşkes ve sulh görüşmeleri eğer olmazsa genişletilmiş askeri harekâtta hava öğeleri, siber saldırılar ve hususi kuvvetler döneme girebilir. Bu tür bir muhabere aylar sürebilir. Bu halde İran, Lübnan, Irak, Suriye ve Yemen hattındaki vekil unsurlarını döneme sokar.
Çatışma Lübnan cephesine kayarsa Hizbullah döneme girer ve İsrail’in kuzeyi yoğun ateş altına alınabilir.
Gerginliğin ve çatışmaların karşılıklı tırmandırılması devam ederse savaşın Orta Doğu geneline yayılması riski de var. Bu halde; Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda enerji güvenliği krizi çıkar. Irak, Suriye ve Körfez vatanlarında ABD üsleri daha net amaç durumuna gelir. İsrail’in büyük şehirleri ve altyapısı yoğun roket tehdidi altında kalır. Savaşın en eleştiri eşiği; İran’ın petrol akışını kesmeye dönük adımları ve İsrail’de ağır sivil kayıpların verilmesidir.
Bu halde İsrail ve ABD İran’da rejim değişikliğine yönelik büyük bir harekâta kalkışabilir. Bu halde {uzun süreli}, yüksek maliyetli ve kara unsurlarını içerebilecek operasyon başlatılır.
Bu senaryo, Irak’ta 2003 ardından yaşanmış olan tablo sebebiyle ABD yönünden oldukca {düşük} olasılıklı görülüyor. İran’ın coğrafi büyüklüğü, nüfusu ve asimetrik kapasitesi kara harekâtını oldukça maliyetli kılıyor.
Bu nedenlerle sahip olunan güç dengesi ve maliyet hesabı da öneme alındığında en mümkün istikbal senaristliği; sınırı olan ancak yüksek hassasiyetli, birkaç dalga hâlinde hava ve siber operasyonla savaşın devam etmesi şeklinde söylenebilir. Savaşın tam ölçekli çevresel muharebeye evrilme olsılığı ise genelde misilleme zinciri ile olabilir. Şu demek oluyor ki ilk operasyondan sonrasında ikinci-üçüncü adımlar belirleyici olur.
Yeni Antalya-Konya karayolunun Eynif Ovası alanında su düzeyinin çekilmeye başladığı bildirilirken, İbradı ilçesi Adım atar Kavşağı’ndan ileri 4,5 kilometrelik kesimde su düzeyinin {halen} yüksek bulunduğu haber edinildi. (İHA)