İftardan sonrasında yaşanmış olan dolgunluk ve hastalık hissi Ramazan’ın en çok karşılaşılan sorunları içinde yer almakta. Doğru gıda seçimi, porsiyon denetimi ve ufak bağımlılık değişiklikleriyle bu problemlerin önüne geçmek olası.
Ramazan ayında ne kadar ilgi edilse de iftar sofralarının varlığı fazlası vakit gereğinden çok yemeye yol açabiliyor. Yalnız aniden ve çok oranda tüketilen yiyecekler; hazımsızlık, şişkinlik ve mide ağrısı benzer biçimde problemlere niçin olabiliyor. Bu nedenden dolayı hem iftarda hatta sahurda şuurlu beslenmek büyük ehemmiyet taşıyor.
İftara aniden yüklenmek yerine orucu hurma veya zeytinle açmak, kan şekerinin dengeli artmasına destek olurken mideyi de rahatlatır. Yemekler içinde kısa molalar vermek, sindirim düzeneğinin yükünü azaltır. Ağır, kızartılmış ve aşırı yağlı yiyecekler; hamur harcı işleri ve şerbetli tatlılar mide problemini artırabileceği amacıyla bunların yerine sebze çoğunluklu, fırında ya da ızgarada pişirilmiş et, tavuk veya balık seçilmelidir.
UYARI: Süreğen bir mide rahatsızlığınız var ise, derli toplu olarak ilaç tüketiyorsanız veya alerjik bir bünyeniz bulunuyorsa ilk olarak eksper bir hekime danışın.
Yemeklerin süratli tüketilmesi şişkinliğin en mühim sebeplerinden bir tanesidir. İftarın minimum 45 dakika ile 1 saat içinde, biraz biraz ve iyi çiğneyerek yapılması lazım olur. Bunun dışında porsiyon denetimi sağlanmalı, iftar ile sahur içinde azca ve sık aralıklarla beslenilmelidir. Kafi su kullanımı de kabızlık tehlikesini azaltır.
Sahurda ağır yemekler yerine kahvaltılık mamüller seçilmelidir. İşlenmiş et ürünleri yerine lif ve kalsiyum yönünden varlıklı gıdalar tüketmek sindirimi destek sunar. Ekmek seçiminde tam buğday, siyez veya çavdar ekmeği seçilmelidir. Sahurdan anında sonrasında yatmak reflü şikayetlerini artırabileceği amacıyla yemekten minimum bir saat sonrasında uyunmalıdır.
Tatlı tüketilecekse, iftarın anında sonrasında değil; aşağı yukarı 1,5 saat sonrasında seçilmelidir. Sütlü tatlılar ya da kuru meyve ve kuruyemişler ölçülü şekilde tüketilebilir. İftardan aşağı yukarı iki saat sonrasında yapılacak hafifçe bir yürüyüş de sindirimi basitleştirir.
Çay ve kahve kullanımında abartıya kaçılmamalı, bu içecekler oldukca sıcak içilmemelidir. Aşırı sıcak içecekler ve çorbalar yiyecek borusunu tahriş ederek reflü şikayetlerini artırabilir.
Reflüsü olan şahıslar yağlı, kızartılmış ve baharatlı yiyeceklerden; aşırı kahve, demli çay ve gazlı içeceklerden uzak durmalıdır.
İftar ve sahurdan anında sonrasında yatılmamalıdır. Dinlenilecekse yatakta uzanmak yerine koltukta arkaya yaslanarak istirahat edilmelidir.
Gastrit, ülser ya da reflü hastaları oruç tutmadan evvelce kesinlikle gastroenteroloji eksperine danışmalıdır. Oruç sürecinde yakınma artışı yaşanırsa zaman kaybetmeden hekime müracat edilmelidir.
Ramazan ayında kilo denetimi dikkatsizlik edilmemelidir. Aşırı ve sağlıksız beslenme kilo artışına ve karaciğer yağlanmasına neden olabilir.
Safra kesesi taşı olan şahıslar yağlı ve yüksek kalorili yiyeceklerden kaçınmalıdır. Hamur harcı işleri, kızartmalar ve bilhassa yumurta sarısı şikayetleri artırabilir.
Kabızlık sıkıntısı yaşayanlar bolca su içmeli, hareket etmeli; kara çay yerine yeşil çay, salata ve sebze kullanımını artırmalıdır.
– Ağızdan gaz çıkarma ve sık geğirme
– Karın bölgesinde gözle görülür şişlik
– Karın ağrısı ve kramplar
– Spazm, dolgunluk ve tazyik hissi
– Yiyecekleri yavaş yiyecek ve iyi çiğnemek
– Porsiyon kontrolüne ilgi göstermek
– İftar ile sahur içinde kafi su tüketmek
– Aşırı baharatlı ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak
– Haşlama, fırında pişirme ve buğulama yöntemlerini tercih etmek
– Lif yönünden varlıklı sebze, meyve ve tam tahıllara yer açmak
– İftar ardından hafifçe yürüyüş gerçekleştirmek
– Gazlı içeceklerden uzak durmak
Lif bakımından varlıklı olan kabak, sindirim sistemini destek sunar. İftar menüsünde kabaklı yiyeceklere yer verilebilir.
Muz, mideyi yatıştırmaya yardım eden lifli meyvelerdendir. Tatlı tercihi olarak ölçülü şekilde tüketilebilir.
Stresi azaltan ve mideyi rahatlatan papatya çayı, iftar ile sahur içinde tüketildiğinde şişkinliğe iyi gelebilir.
Probiyotik içinde ne olduğu vasıtası ile sindirimi destek sunar. Laktoz intoleransı olmayan şahıslar iftar menüsüne yoğurt ekleyebilir.
Sindirim sistemini destekleyen kabak çekirdeği, pişmemiş ve tuzsuz olarak seçilmelidir.
Hazımsızlık ve mide kramplarını hafifletmeye yardım edebilir.
Gaz sorunlarını azaltmaya {destek} olan rezene çayı, sindirim düzeneğinin daha rahat işlevini gerçekleştirmesine katkı sağlayabilir.
Ramazan ayında dengeli, ölçülü ve şuurlu beslenmek; hem yakarma sürecinin daha rahat gitmesini sağlar hatta sindirim problemlerinin önüne geçer.
Resim Kaynak:istockphoto