Muğla’da, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın geride bıraktığımız sene suçlusu bilinmeyen olayların aydınlatılmasına yönelik emek verme neticesi Muğla İl Güvenlik Müdürlüğü Asayiş Şubesi ile Fethiye İlçe Güvenlik Müdürlüğü ekipleri, 2006’dan bu yana ile ilgili haber alınamayan Yasemin Dermenci (17) hakkındaki dosyayı tekrardan ele aldı.
DHA’daki habere bakılırsa 2024 senesinde değişik bir yitik vakasıyla alakalı alınan ifadelerde; kaybolan Dermenci’nin, 2006’da tüfekle öldürülerek gömüldüğü bilgi kapasitesi ardından takımlar, teknik ve fiziki takip başlattı. Ekiplerin yapmış olduğu emek verme neticesi vakaya karıştığı ölçülen Tursun Karabulut (41) ile Ö.D. (45), geride bıraktığımız sene yakalandı.
Gözaltına alınan kuşkululardan Tursun Karabulut ifadesinde; Yasemin’i o devre eşi ile teması bulunduğu nedeni öne sürülerek öldürdüğünü ve Ö.D.’den de yardım alarak ormana gömdüklerini itiraf etti. Tursun Karabulut’un Antalya’nın Korkuteli eyaletinde gösterdiği ormanda kepçe ile oluşturulan aramada, Yasemin Dermenci’ye ilişik bulunduğu değerlendirilen insana ilişik kemikler bulunmuş oldu.
Kemiklerle alakalı DNA incelemesi başlatıldı. Polisteki işlemlerinin sonrasında adliyeye sevk edilen Tursun Karabulut ile Ö.D. tutuklandı. Duruşma evveli Ö.D. özgür bırakılırken, dosyada adının ‘şahit’ olarak geçmiş olduğu ifade edildi.
Yasemin Dermenci’nin öldürülmesine dair davada tutuklu sanık Tursun Karabulut, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk defa hakim karşısına çıktı. Mahkemede müdafa meydana getiren Karabulut, Yasemin Dermenci’yi öldürmüş olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Emniyette verilen ifadede cinayeti kabul etmiş olduğu yönündeki beyanlarının doğru olmadığını kaydeden Karabulut, polisin kendine baskı yaptığını ileri sürdü.
Karabulut, savunmasında, boşandığı eşini son olarak 2009 senesinde gördüğünü söyleyerek, “Eşim T.C., devamlı üzerime yabancı bayanlar getiriyordu. O gün de maktulü üzerime getirdi. Eş güdümlü alkol aldılar. Maktul daha önceden de bizim eve gelip gidiyordu yalnız kalmıyordu. İlk kere o gün bizde kaldı. Eşimle eş güdümlü yattılar. Sonrasında eşimle aralarında münakaşa çıktı. Eşim iç çamaşırı ile dışarı çıktı. Eşim eline tabanca ya da tüfek aldı. Hanıma ateş etti. Bayanın neresinden vurulduğunu görmedim. Sonrasında eşim başka odaya geçip, telefonla birkaç adam çağırdı. Eve gelen adamlarla eş güdümlü cesedi eşimin otomobiline yükleyip gittiler. Cesedi nereye götürdüler; bilmiyorum. Suçsuzum. Beraatimi ve tahliyemi isterim. Eski eşim beni diğer erkeklere de pazarlıyordu” dedi.
Duruşmada şahit olarak dinlenen Ö.D., Yasemin Dermenci’nin T.D. doğrultusundan Tursun Karabulut’un üstüne kuma olarak getirildiğini ileri sürdü. Ö.D., eve getirilmesinden aşağı yukarı 2 sene sonrasında genç kızın ortadan kaybolduğunu söyleyerek, şunları söyledi:
“Hadise süreyi T.C. eve gelmiş olarak Osman’dan 20 kilo esrar çaldığını ve bunu saklayacağını ifade etti. Birlikte T.’nin otomobiline bindik. T.’nin evine gittik. Ardından T.’ Seraya bakacağım’ diyerek evden çıktı. O sırada Yasemin’in cesedini aracına yüklemiş. Benim bu durumdan haberim yoktu. Sonrasında ben, sanık Tursun Karabulut ve T.C., araca binip Korkuteli yönüne doğru yola çıktık. Yolda T.’yi M.T.’nin evine bıraktık.
Korkuteli yolundan sağa doğru 1 kilometre kadar girdik. Orada T. bana ‘Sen devam et, araçtan inme. İleride çoban evi var’ dedi. Çoban evinde T.’yi bekledim. Bir süre sonra T. bagajdaki şeyi gömüp geldi. Ulaşınca, gömdüğü şeyin uyuşturucu değil, Yasemin’in cesedi bulunduğunu ifade etti. T., bana ‘Bigün Yasemin, bigün T. ile yatıyordum. T.’nin esnasında Yasemin ile yatınca T. buna sinir oldu. Yasemin ile yattığım sırada T. onu göğsünden vurdu. Cesedi evvelce seraya gömdük. Sera sahibinin şüphelenmesi üstüne oradan çıkardık. 2025 yılının Ocak Ayı ayında polislerin bana ulaşmasının sonrasında bildiklerimi anlattım. Cesedin varolduğu yeri gösterdim.”
Şahit olarak dinlenen sanığın eski eşinin kardeşi D.C. ise kardeşinin 2005 ya da 2006 senesinde Yasemin Dermenci’yi Tursun Karabulut’un üstüne kuma olarak getirdiğini ifade etti. Kardeşinin kendine anlattığı kadarını bildiğini kaydeden D.C., “Kardeşim T.’nin bana anlattığına bakılırsa; Tursun Karabulut, Yasemin’i av tüfeği ile vurmuş. T. jandarmayı aramak isteyince, Tursun kafasına tüfeği dayamış. Jandarmayı aratmamış. Sonrasında T., dostu Ö.’yü çağırmış. Bizim eve de gelmiş olarak eşimden kazma, kürek istediler. Vasıtada ceset bulunduğunu bilmiyorduk. Ö. eşliğinde cesedi Antalya’nın dışına {götürüp}, gömmüşler. Bu tarz şeyleri bana T. kaybolmadan kısa vakit evvelce anlatmıştı. T., 2010 senesinde kayboldu” şeklinde konuştu.
D.C. bunun dışında sanık Karabulut’un, O.F. adlı şahsa karısı G. ile eski eşi T.C. içinde temas bulunduğu tarafında sözler söylediğini ortaya koydu. Bu vakadan sonrasında T.C. ile G.’nin ortadan kaybolduğunu bildiren D.C., “Kanaatimce T. ve G.; O.F. doğrultusundan öldürüldü. Zira T., ‘Benden 3 gün haber alamazsanız bilin ki O.F., beni öldürmüştür’ şeklinde söz söylemişti” dedi.
Mahkeme kurulu, sanık Tursun Karabulut’un tutukluluk halinin devamına karar sunarak, duruşmayı erteledi.