Toplumsal {Güvenlik} Kurumu (SGK) ile kanser hastası vatandaşlar ya da yakınları, Sıhhat Program Tebliği (SUT) kapsamında yer almayan akıllı ilaçların karşılanması konusu ile ilgili oldukca sık karşı karşıya kalıyorlar. SGK’nın akıllı ilaç bedelini karşılamaması üstüne oluşturulan bir davada iş mahkemesi ve bölge adalet sarayı mahkemesi, SGK’nın ilacı karşılaması sonucu verdi.
SGK’nın temyiz isteği üstüne dosyayı araştıran Yargıtay 10. Hukuk Dairesi (Temel No: 2025/883, Karar No: 2025/16497) 1 Aralık 2025 tarihinde verilen kararla bölge adalet sarayı mahkemesi kararını kaldırarak iş mahkemesinin kararını bozdu. Yargıtay’ın sonucunda kapsamlı değerlendirmelere yer verildi.
Dava hususu dosyaya gore, kanser hastası davacıya Avelumab faktör maddeli B… isimli ilaç amacıyla rapor düzenlendi. SGK, Sıhhat Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Aygıt Kurumu doğrultusundan makul görülmekle eş güdümlü ilaç SUT kapsamında yer almadığı sebebi öne sürülerek bedelini karşılamadı.
Yargıtay sonucunda, çağdaş tıbbın gelişimi eşliğinde hastalıkların teşhisi ve tespit edilen hastalıklara dair ilaç firmalarının emekleri ile yeni kuşak ilaçların hastaların tüketimine sunulmuş olduğu, aynı hastalığa dair değişik ilaç firmalarının daha iyi tedavi alternatifi sunduğunu, daha etkili ilaç ürettiğini iddia ettikleri ifade edildi. SGK’nın, bu ilaçların ödenmesi hedefiyle oluşturulan başvurularda kamu kaynaklarını da gözeterek kanunun verilen {yetki} ve sınırlamalar dahilinde ilaçları SUT (ödeme) kapsamına almış olduğu, ödeme kapsamına alınan ilaçların aktivite ve verimlilik vs. kriterler gözetilerek her vakit ödeme kapsamından çıkartılabildiği, bunun yanı sıra ilaçların ruhsatlarının da her vakit iptal edilmesinin söz hususu olabildiği kaydedildi.
Kararda, mahkemelerin, ilacın tıbben ve fennen mecburi, yaşamsal dikkate haiz ve bilhassa defalarca kez tesir ve faydalı olması eşliğinde tüm faz çalışmalarını sonuçlanmış, tıbbi otoritelerce kabul görmüş bir ilaç olması ve SGK’nın kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmaması durumunda ilacın ödenmesi sonucu verebileceği vurgulandı. Diğer türlü, hiçbir sınırlama ve araştırmaya doğal olarak tutulmaksızın, faaliyeti şüpheden uzak bir halde belirlenmemiş, pazara sürülen her ilacın mahkemelerce kabulü durumunda hastaya bir yarar sağlamadığı benzer biçimde idarenin de parasal olarak zarara uğrayacağı ifade edildi.
Yargıtay sonucunda şu şekilde denildi:
“Kurumdan (SGK) sıhhat yardımı almaya müstahak sigortalıların {kendileri} ve bakmakla yükümlü bulunduğu hastaların çağdaş tıbbın sağlamış olduğu ilaçlardan yararlanması gerekmekle eş güdümlü bu talebin hayat hakkı ve toplumsal devlet ilkeleri gözetilerek hiçbir sınırlama olmaksızın ilaç bedelinin ödenmesi, kamu kaynaklarının sınırlılığı gözetildiğinde asgari düzeyde sıhhat hizmeti sunmakla yükümlü olan SGK’nın bütün hastalara eşit olarak sunması ihtiyaç duyulan sıhhat hizmetinin finansmanının sağlanması ve sıhhat hizmetlerinin finansmanının devam ettirilmesi olanağını ortadan kaldıracağı açıktır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verilen kararlarda da devletin birçok sıhhat hizmetini karşılamak mecburiyetinde olmadığının belirtildiği kaydedilen Yargıtay sonucunda, kısacası şu değerlendirmelere yer verildi:
“Yasa doğrultusundan tıbbi aygıt ve ilaçların finansmanı konusu ile ilgili {yetki} verdiği Kurumun yetkisini ortadan kaldıracak şekilde (mahkemelerce) karar verilemez. Bu bakımdan yargı sonucu ile bir ilacın ödenebilmesi amacıyla ilk olarak bütün faz çalışmalarını tamamlamış, ilacın tıbben ve fennen mecburi, yaşamsal dikkate haiz ve bilhassa defalarca kez tesir ve faydalı olması, tıbbi otoritelerce kabul görmüş bir ilaç olması ve davalı Kurumun (SGK) kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmaması durumunda olası bulunuyor.
(Mahkemece) Karar verilirken, yukarıda oluşturulan açıklamalar ışığında, sahip olunan tedavi yöntemlerine gore ilacın yan etkilerinin azca olması, kısa süreli yarar sağlaması, mevcudun denetim altında tutulması, hayat kalitesinin artırılması vs. şeklinde faydasının bulunması halinde idarenin, kendine tanınmış meşru sınırlar dahilinde her vakit ilaçları SUT kapsamına alabileceği gözetilerek, öğrenci mevzu ilaç/ilaçların yargı yoluyla ödenebilmesi amacıyla ilacın tıbben ve fennen mecburi, yaşamsal dikkate haiz ve bilhassa kısa süreli etkinliğin ötesinde defalarca kez tesir ve faydalı olması eşliğinde tüm faz çalışmalarının sonuçlanmış, tıbbi otoritelerce kabul görmüş bir ilaç olması ve davalı Kurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmaması durumunda olası varolduğu göz önünde bulundurulmalıdır.”
Yargıtay bu gerekçelerle, akıllı ilacın SGK doğrultusundan karşılanması gerektiği yönündeki bölge adalet sarayı mahkemesi kararını kaldırarak iş mahkemesinin kararını bozdu.
İnsanlığın örneği Hz. Muhammed. O’nun benzer biçimde olamayız, davranabiliriz. Osman Egin sordu; İnsan ve Zihniyet Vakfı Başkanı Hüseyin Öresin söyledi.