2026-03-02T16:04:32+03:00
Ana Sayfa Faydalı Bilgiler 2 Mart 2026 13 Görüntüleme

Kıdem tazminatı davasız alınabilir mi?

Kıdem tazminatının hangi durumlarda ödeneceği 1475 Sayılı Eski İş Kanununda sayılmaktadır. Emeklilik ve ölüm durumları en başında gelir. İşverenin haklı bir sebep olmadan işçiyi işten çıkartması, işçinin haklı sebeplere dayanarak iş akdini kendisinin feshetmesi, adam işçinin askerlik sebebiyle işten ayrılması, bayan işçinin evlendikten sonrasında bir sene içerisinde emek harcamayı bırakması durumlarında işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanır. Askerlik ve evlenme nedeni öne sürülerek işten ayrılan işçi dava açmaya lüzum kalmadan tazminatını alır. Bunların dışındaki durumlarda, karşılıklı uyuşma yoksa işveren dava hususu olmadan kıdem tazminatı ödemeye genelde yanaşmaz.

Dava açılmasına lüzum kalmadan işçinin kıdem tazminatı alabileceği bir başka hal ise işçinin yaş dışındaki başka emeklilik koşullarını yerine getirmesidir. Yaş dışındaki emeklilik koşulları işçinin ilk kez uzun {vadeli} sigorta kollarına doğal olarak çalışmaya başladığı tarihe göre değişiklik gösterir. Sizin ilk işe başlama zamanı olarak ifade ettiğiniz 2001 senesinde yetişim sigortanız yapılmış olmalı. Gerçek sigortalı işe başlama tarihiniz uzun {vadeli} sigortanızın başladığı 2013 yılıdır. Kıdem tazminatı yönünden bu hal sizin aleyhinize değil lehinizedir.

Sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 (hariç) – 30 Nisan 2008 (dahil) tarihleri içinde olan işçiler yaş dışındaki emeklilik koşulunu iki türlü sağlayabilirler. Toplam prim günü minimum 7000 olanlar kıdem tazminatını alabilir. Prim günü 7000’den azca ise minimum 4500 prim günü ve 25 sene sigortalılık zamanını tamamlayanlar da kıdem tazminatını almaya hak kazanırlar. Siz bu gruba girmiyorsunuz.

Sigorta başlangıcı 30 Nisan 2008 tarihinden sonrasında olanların kıdem tazminatına hak kazanmak amacıyla tamamlamaları ihtiyaç duyulan prim gün adedi ise sigorta giriş evveliyatına bakılırsa şu şekilde:

1 Mayıs – 31 Aralık 2008: 4600 gün,

1 Ocak Ayı – 31 Aralık 2009: 4700 gün,

1 Ocak Ayı – 31 Aralık 2010: 4800 gün,

1 Ocak Ayı – 31 Aralık 2011: 4900 gün,

1 Ocak Ayı – 31 Aralık 2012: 5000 gün,

1 Ocak Ayı – 31 Aralık 2013: 5100 gün,

1 Ocak Ayı – 31 Aralık 2014: 5200 gün,

1 Ocak Ayı – 31 Aralık 2015: 5300 gün,

1 Ocak Ayı 2016 ve ardından: 5400 gün.

Sizin sigorta başlangıcınız 2013 senesi bulunduğu amacıyla 5100 prim gününü tamamladığınız tarihten itibaren kendi isteğinizle işten ayrılmanız durumunda son çalıştığınız iş yerinden dava açmanıza lüzum kalmadan kıdem tazminatınızı temin edebilirsiniz. Yalnız, 5100 günü tamamlamak amacıyla daha 49 ay çalışmanız gerekiyor.

Genç girişimcilere 12 ay süre ile prim teşviki sağlanıyordu. Program devam etseydi 2026 senesinde aylık 11.791,71 TL tutarındaki sigorta primleri Gömü doğrultusundan karşılanacaktı. Yalnız, genç girişimcilere prim desteği programı 31 Aralık 2025 tarihinden geçerli olmak suretiyle bitti. Daha evvelce teşvikten yararlanmaya başlamış olup 12 aylık vakit dolmamış girişimciler amacıyla bir kural dışı öngörülmedi. Bundan dolayı teşvikten yararlanmaya 2025 yılının ocak ayında süregelen da aralık ayında süregelen da bu ay ödenmesi ihtiyaç duyulan ocak ayına ilişik primleri kendi ceplerinden ödeyecekler. Prim desteğinden yararlanamayacaklar.

Prim desteği programı kanunla sona erdiği amacıyla Toplumsal {Güvenlik} Kurumu veya {herhangi bir} diğer kurumun yapabileceği bişi bulunmuyor. Geri ismim atılması yalnız kanunla olur ancak maalesef bu yönde bir emek verme bulunmuyor.

Sizin de açıkladığınız benzer biçimde İş Kanununa doğal olarak olan {özel sektör} ya da kamu işçisinin kullanılmayan senelik izin ücretleri hiçbir şekilde yanmaz. Devlet Memurları Kanununa doğal olarak memurların senelik izinlerinin ise en geç iki sene içerisinde kullanılması lazım olur. Memurların iki sene içerisinde kullanmadıkları senelik izinleri ertesi seneye devretmeyip yanıyor. Anayasa Mahkemesi böyle farklılıklarda Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık tarafında değerlendirme yapar iken aynı statüdeki şahıslar içinde eşitliği gözetiyor. Değişik unvanlarda çalışan memurların izin hakları içinde değişiklik olsaydı Anayasa Mahkemesi eşitliğe aykırı bulunduğu nedeni öne sürülerek iptal ederdi.

Her ikisi de kamuda işlevini gerçekleştirmesine rağmen işçi ile memurlar içinde diğer değişiklikler da bulunmantadır. Örnek olarak kamu işçisinin işbırakımı hakkı yer alır iken memurların işbırakımı hakkı bulunmuyor. İşçi ikramiye alırken, işyar alamaz. Mazeret izinleri konusu ile ilgili ise memurlar daha avantajlı. Memurlar eşinin doğumu durumunda 10 gün, kendisinin ya da çocuğunun evlenmesi veya eşinin, çocuğunun ölümü, kendisinin ya da eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü durumlarında ise 7 gün izin yapılabilir. Bu durumlar haricinde birim amirinin muvafakatıyla bir sene içerisinde toptan ya da bölümler durumunda 10 gün mazeret izni kullanabilirler.

Buna karşılık işçilere evlenmesi, ana ya da babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü durumunda yalnızca 3 gün, eşinin doğumu durumunda ise 5 gün izin {verilir}. Bütün memurların yararlanabileceği senede on güne kadar ek mazeret izninden işçiler yalnızca minimum yüzde 70 engelli ya da kronik hastalığı olan evlatlarının tedavisi amacıyla yararlanabilirler.

Doğum icra eden işçi analık izninin bitiminden sonrasında yalnızca 6 ay bedava izin kullanabilir iken işyar 24 ay bedava izin kullanabiliyor.

Babalık izni konusu ile ilgili işçi ve memurlar içinde eşitlik sağlanması tarafında kısa vakit içerisinde bir yasa farklılığı gündeme istikbal. Yalnız başka izin süreleri ve kullanılmayan izinlerin devri konusu ile ilgili bir farklılık şu an amacıyla gündemde yer almıyor.

4857 Sayılı İş Kanunu uyarınca işçi hak kazanılmış olduğu senelik izinlerin tamamını kullanmamışsa, kullanılmayan izin günlerinin tutarı işten ayrılmış olduğu tarihteki son tutarı üstünden ödenir. Kimi işveren kullanılmayan izinlerin parasını ödememek ya da izinlerin birikmesini önlemek hedefiyle sizin benzer biçimde işçisine re’sen izin kullandırabiliyor. Sıraya koymak imkânsız bulunduğu benzer biçimde manası da yok. Kullanılmayan izinlerin parası son ücret üstünden ödenmek mecburiyetinde bulunduğu amacıyla iznin hangi senede doğduğunun bir önemi bulunmuyor.

Samsun’da yolun karşısına geçmeye çalışırken kamyonetin çarpması neticesi hayatlarını kaybeden 13 yaşındaki iki kız çocuğunun ölümüne dair kaza anının {güvenlik} kamerası görüntüleri meydana çıktı.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Uyku Getiren Şeyler Nelerdir ?

Uyku Getiren Şeyler Nelerdir ?